Yaş
Künye
- Eklenme tarihi
- İçerik türü
- Şiir
- Ana tema
- Yaş, benlik ve zaman
- Konu
- İnsanın doğum tarihini ve yaşını hesaplamaya çalışırken ruhu, bedeni ve benliği arasında yaşadığı mizahi karışıklık
- Şiir türü
- Mizahi ve didaktik şiir
- Gelenek
- Halk şiiri geleneği
- Ölçü
- 11’li hece ölçüsü ağırlıklı
Şiir Metni
Bilmem ki arkadaş kaç yaşındayım
Anamdan doğalı yaşıyorum ben
Dur hele şöyle hesap yapayım
Parmağımla tek tek sayıyorum ben
Anam bilir dedim doğum yılımı
Bakın hele cevaba yazın ortası
Var mı acep diye açtım kitabı
Gelmişten geçmişten okuyorum ben
Ruhuma bakarsan daha küçüğüm
Bedenim diyor ki altmış üçlüyüm
Benliğim karışmış ama güçlüyüm
Sanırım birazcık karışığım ben
Üç beş güne söylerim sana
O zamana kadar bulurum anca
Acele ettirip beni şaşırtma
Tekrardan başa dönüyorum ben
Ortada ne gün var ne de tarihi
E ne yapayım canım suç benim mi
Birazcık düşünsek buluruz belki
Yıllardır kafamı kaşıyorum ben
Edebî Değerlendirme
Genel Bakış
“Yaş”, insanın kaç yaşında olduğunu hesaplamaya çalışırken ruhu, bedeni ve benliği arasında yaşadığı karışıklığı mizahi bir dille anlatır. Şair basit görünen bir soruyu parmakla sayma, anaya sorma, kitaba bakma ve yeniden başa dönme gibi aşamalarla büyütür. Şiirin genel havasında kendisiyle eğlenen, yaşlanmayı ağırlaştırmadan karşılayan sıcak ve nükteli bir anlatım vardır.
Tema ve Konu
Ana tema yaş, benlik ve zamandır. Şiirin konusu, doğum tarihi belirsizliği üzerinden kişinin gerçek yaşıyla ruhsal yaşı arasındaki uyumsuzluktur. Ruh kendini küçük hissederken beden altmış üçü söyler; benlik ise bu iki bilgi arasında karışır. Hesap her defasında ertelenir ve sonuç bulunamaz. Böylece takvim yaşı ile insanın kendini hissettiği yaş arasındaki fark öne çıkar.
Dil ve Söyleyiş
Dil gündelik konuşmaya yakın, samimi ve mizah yüklüdür. “Dur hele”, “acep”, “üç beş güne söylerim”, “suç benim mi” ve “kafamı kaşıyorum” sözleri anlatıcıyı okurla sohbet eden canlı bir kişiye dönüştürür. Sorular, ertelemeler ve küçük bahaneler mizahi etkiyi besler. Şair kendi şaşkınlığını saklamaz; onu şiirin temel gülümseme kaynağı hâline getirir.
Ahenk ve Yapı
Şiir beş dörtlükten oluşur ve 11’li hece ölçüsüne ağırlıklı olarak yaslanır; birkaç dizede hece farklılığı görülür. Dörtlüklerin sonunda sıkça yinelenen “ben” sözü anlatıcının kendisiyle hesaplaşmasını vurgular. “Küçüğüm / üçlüyüm / güçlüyüm” ve “sana / anca / şaşırtma” ses birlikleri ahengi destekler. Hesabın tekrar başa dönmesi yapıya döngüsel bir nitelik kazandırır.
Gelenekle Bağlantı ve Sonuç
Gündelik bir meseleyi nükteli bir dille ele almak, dinleyiciye doğrudan seslenmek ve kişisel hâllerden genel bir insanlık durumu çıkarmak halk şiirinin mizahi damarına uygundur. Şiir yaşlanma konusunu kaygı ya da yakınma yerine kendine dönük ince bir alayla işler. Eserin öne çıkan yönü, yaş hesabındaki belirsizliği ruh ile beden arasındaki canlı ve sevecen bir çatışmaya dönüştürmesidir.