Koltuk Kavgası
Künye
- Eklenme tarihi
- İçerik türü
- Şiir
- Ana tema
- Siyasi çıkarcılık ve seçim vaatleri
- Konu
- Seçim döneminde halka yaklaşan siyasetçilerin vaatleri, oy hesabı ve sandık sonrasında unutulan sözlerin eleştirilmesi
- Şiir türü
- Toplumsal taşlama
- Gelenek
- Halk şiiri ve âşık edebiyatı geleneği
- Ölçü
- 11’li hece ölçüsü ağırlıklı
Şiir Metni
Bak yine başladı koltuk kavgası
Halimi hatırımı sorarlar şimdi
Köylüyü kentliyi dağda çobanı
Arayıp tarayıp bulurlar şimdi
Havada uçuşur bin bir vaatler
Yalana alışmış yorulmaz diller
Bir gün uzanıp da sıkılmayan eller
Mübarek sayılıp öpülür şimdi
Vekiller karışır halkın içine
Vatandaşa biraz şirin görüne
Hatırlamaz iken bizi bir kere
Kolumuza bile girerler şimdi
Meydana doluşur yüzlerce insan
Kimisi Var ol der kimisi aman
Söylenen her şey külliyen yalan
Doğruyu bulmak zor olur şimdi
Gençlere iş emekliye zam
Oluru vardı da ne durdunuz lan
Tek tek oyların hesabın yapan
Sandığa girince toz olur şimdi
Kimisi sığınır dinin ardına
Kimisi şehit vatan aşkına
Elimizde yok ki verecek başka
Diyerek mühürler basılır şimdi
Der Mehmet'im sözü fazla uzatma
Konuşup da zülfü yâre dokunma
İçimden neler geçiyor ama
Çekilip köşeye susmalı şimdi
Edebî Değerlendirme
Genel Bakış
“Koltuk kavgası”, seçim dönemlerinde siyasetçilerin halka yönelişini, çoğalan vaatleri ve oy hesabını eleştiren kapsamlı bir toplumsal taşlamadır. Normal zamanda hatırlanmayan köylü, kentli ve çoban aranıp bulunur; sıkılmayan eller öpülür, vekiller halkın koluna girer. Sandık yaklaştıkça büyüyen yakınlık ve vaatler, seçim sonrasında kaybolacak geçici bir gösteri olarak sunulur.
Tema ve Konu
Ana tema siyasi çıkarcılık ve seçim vaatleridir. Şiirin konusu, iktidar arzusunun halkla kurulan ilişkiyi samimiyetten çıkarıp oy hesabına dönüştürmesidir. İş ve zam sözleri, din, şehitlik ve vatan gibi değerlerin kullanılmasıyla birlikte ele alınır. Son dörtlükte anlatıcı, düşüncelerini bütünüyle söylemenin tehlikesini sezerek geri çekilir; böylece taşlamaya baskı ve suskunluk boyutu eklenir.
Dil ve Söyleyiş
Dil doğrudan, konuşma havasında ve sert bir mizah taşır. “Koltuk kavgası”, “vaatler havada uçuşur”, “şirin görünmek” ve “sandığa girince toz olmak” sözleri siyasi davranışları somutlaştırır. “Oluru vardı da ne durdunuz lan” dizesi öfkeyi gündelik dilin açıklığıyla verir. “Zülfü yâre dokunma” deyimi, eleştirinin sınırını ve anlatıcının kendini koruma ihtiyacını sezdirir.
Ahenk ve Yapı
Şiir yedi dörtlükten oluşur ve 11’li hece ölçüsüne ağırlıklı olarak yaslanır; bazı dizelerde farklılık görülür. Her dörtlüğün sonunda yinelenen “şimdi” sözü redif görevi görerek seçim döneminin geçici yakınlığını vurgular. “Vaatler / diller / eller”, “insan / aman / yalan” ve “uzatma / dokunma / ama” ses birlikleri ahengi destekler. Örnekler dörtlükler boyunca birikerek eleştiriyi büyütür.
Gelenekle Bağlantı ve Sonuç
Yöneticileri ve toplumsal düzeni doğrudan halkın diliyle eleştirmek, taşlama geleneğinin temel işlevlerindendir. Şiir, âşığın kendi adını anması ve deyimlerden yararlanmasıyla bu geleneği sürdürür. Eserin öne çıkan yönü, seçim davranışlarını köylüden emekliye uzanan geniş bir toplumsal çevrede göstermesi ve son dörtlükte taşlamayı susmak zorunda kalan şairin öz eleştirisiyle tamamlamasıdır.