İnsanın Gönlüne Sevda Düşerse
Künye
- Eklenme tarihi
- İçerik türü
- Şiir
- Ana tema
- Kara sevda
- Konu
- Sevdanın insanı bedenen ve ruhen yıpratması, ancak kavuşmayla gönlün huzur bulması
- Şiir türü
- Lirik ve didaktik şiir
- Gelenek
- Halk şiiri ve âşık edebiyatı geleneği
- Ölçü
- 11’li hece ölçüsü ağırlıklı
Şiir Metni
İnsanın Gönlüne Sevda Düşerse
Dilinden dökülen ahu zar olur
Hasret kalırsa hele bir de yârine
Akar gözlerinden yaşı sel olur
Temmuzunda kar yağdırır başına
Otuzunda ak düşürür saçına
Ne lafa gelir ne de bir yola
Kaybeder aklını sanki del olur
Geceleri uyku girmez gözüne
Gündüzleri duramaz ki yerinde
Düşünürse öyle kendi kendine
Hastalığı içinde ince dert olur
Der Mehmet'im düşme kara sevdaya
Lokman Hekim gelse etmez bir fayda
Belki bir gün sevdiğini sararsa
İşte o gün anca gönlü şad olur
Edebî Değerlendirme
Genel Bakış
“İnsanın Gönlüne Sevda Düşerse” adlı şiir, sevdanın insan üzerindeki sarsıcı etkisini anlatan içli bir şiirdir. Şiirin genel havasında hüzün, çaresizlik, hasret ve öğüt duygusu öne çıkar. Sevda, burada insanı olgunlaştıran bir duygudan çok; aklı karıştıran, bedeni yoran ve gönlü derde düşüren bir hâl olarak ele alınmıştır.
Tema Ve Konu
Şiirin ana teması kara sevdadır. Konu, gönlüne sevda düşen insanın yaşadığı ruhsal ve bedensel değişimlerdir. Âşık, sevdiğinden ayrı kaldığında ahu zar eder, gözlerinden yaş döker, uykusunu kaybeder ve içten içe hastalanır. Son dörtlükte ise kara sevdaya düşmeme öğüdü verilir; bu derdin Lokman Hekim’in bile çare bulamayacağı kadar güçlü olduğu belirtilir. Tek çare, sevdiğine kavuşmaktır.
Dil Ve Söyleyiş
Şiirin dili sade, anlaşılır ve halk söyleyişine yakındır. “Ahu zar”, “kara sevda”, “gönlü şad olur” gibi ifadeler şiire geleneksel bir duygu dünyası kazandırır. Söyleyiş, hem içli hem de öğüt vericidir. Şair, sevdanın acısını abartılı ama halk şiirine uygun bir samimiyetle dile getirir.
Ahenk Ve Yapı
Şiir dört dörtlükten oluşur. Genel olarak 11’li hece ölçüsüne yaslanır; ancak bazı mısralarda küçük hece farklılıkları görülür. “Olur” sözcüğünün dörtlük sonlarında yinelenmesi şiire güçlü bir ahenk kazandırır. “Başına / saçına”, “gözüne / yerinde / kendine”, “sevdaya / fayda” gibi ses benzerlikleri ritmi destekler. Dörtlük yapısı ve tekrarlar şiire türküye yakın bir söyleyiş verir.
Gelenekle Bağlantı Ve Sonuç
Şiir, halk şiiri ve âşık edebiyatı geleneğiyle güçlü bir bağ taşır. Kara sevda, hasret, gözyaşı, uykusuzluk, delilik hâli ve Lokman Hekim göndermesi bu geleneğin bilinen unsurlarıdır. Son dörtlükte “Der Mehmet’im” ifadesinin kullanılması, âşık şiirindeki mahlas geleneğini hatırlatır. Şiirin öne çıkan yönü, sevdayı hem bir gönül derdi hem de çaresi kavuşmada olan derin bir hastalık gibi anlatmasıdır.