Gördün mü
Künye
- Eklenme tarihi
- İçerik türü
- Şiir
- Ana tema
- Toplumsal çelişki ve mizah
- Konu
- Dünyanın düzeninin tersine dönmesini gerçek dışı görüntülerle anlatıp toplumsal değişimi mizahi biçimde sorgulamak
- Şiir türü
- Mizahi şiir ve taşlama
- Gelenek
- Halk şiiri ve âşık edebiyatı geleneği
- Ölçü
- 11’li hece ölçüsü
Şiir Metni
Bak sonunda dünya döndü tersine
Armut yerde karpuz dalda gördün mü
Cinsiyeti fark etmiyor kimseye
Pantol kızda etek kimde gördün mü
Omzuna dökülmüş uzun saçları
Rengini sormayın ala bulalı
Boncukluydu bak vallahi kaşları
Dilinde de bir şey vardı gördün mü
Kedi köpek kardeş olmuş sonunda
Kurtla kuzu geziyordu yan yana
Tavuk konmuş bir ağacın dalına
Horoz bile uçuyordu gördün mü
Ördek artık yüzmez olmuş derede
Gece gündüz oturuyor kümeste
Bir balığın su dışında işi ne
Orda burda geziyordu gördün mü
Duyulmasın sakın ola kimseye
Güvenip de söylüyorum sizlere
Hafta sonu bizim imam gizlice
Tatil diye çekiyormuş gördün mü
Der Mehmet'im daha fazla uydurma
Gerçek gibi aklımızı bunaltma
Tüm bunları ben yazmadım boşuna
Kalem bile yanlış yazmış gördün mü
Edebî Değerlendirme
Genel Bakış
“Gördün mü”, dünyanın tersine döndüğü düşüncesini gerçek dışı, şaşırtıcı ve gülünç görüntülerle anlatan mizahi bir taşlamadır. Armut ile karpuzdan kurt ile kuzuya, tavuk, horoz, ördek ve balığa kadar alışılmış düzen bozulur. Son dörtlükte anlatıcı kendi uydurmalarını açıkça kabul eder; böylece şiir, gerçeklik iddiasından çok toplumsal çelişkileri abartıyla düşündüren bir oyun kurar.
Tema ve Konu
Ana tema toplumsal çelişki ve mizahtır. Şiirin konusu, yerleşik düzenin tersine çevrilmesi yoluyla değişen davranış ve değerlerin sorgulanmasıdır. İlk dörtlüklerde insan görünüşleri ile hayvanların alışılmadık hareketleri yan yana getirilir. İmamla ilgili gizli söylenti, taşlamayı toplumsal role yöneltir. Son bölüm, bütün anlatılanları kalemin yanlışlığına bağlayarak hicvi kendine dönük bir mizahla kapatır.
Dil ve Söyleyiş
Dil konuşma havasında, abartılı ve dinleyiciyle sürekli ilişki kuran bir yapıdadır. “Gördün mü” sorusu her dörtlüğün sonunda muhatabı şaşkınlığa ortak eder. “Duyulmasın”, “güvenip söylüyorum” ve “vallahi” gibi sözler dedikodu anlatısını taklit ederek mizahı güçlendirir. Son dörtlükte “uydurma” ve “kalem bile yanlış yazmış” ifadeleri, anlatıcının güvenilmezliğini bilinçli bir gülme unsuruna dönüştürür.
Ahenk ve Yapı
Şiir altı dörtlükten oluşur ve 11’li hece ölçüsüyle düzenli biçimde kurulmuştur. Her dörtlüğün sonundaki “gördün mü” sözü nakarat ve redif görevi görür. “Tersine / kimseye”, “sonunda / yanında / dalına” ve “uydurma / bunaltma / boşuna” ses yakınlıkları ahengi destekler. Her dörtlük yeni bir terslik örneği sunar; son bölüm bu örnekleri açıklayan mizahi bir sonuç oluşturur.
Gelenekle Bağlantı ve Sonuç
Toplumdaki aksaklıkları abartı, tersine çevirme, hayvan benzetmeleri ve doğrudan hitapla eleştirmek halk şiirindeki taşlama geleneğine uygundur. Şairin “Der Mehmet’im” sözüyle kendisini anması da âşık söyleyişini sürdürür. Eserin öne çıkan yönü, eleştiriyi kesin hükümler yerine bilinçli uydurma ve saçmalıklar üzerinden kurması; okuru güldürürken düzenin gerçekten tersine dönüp dönmediğini düşündürmesidir.